Oturum Aç

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı

Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü

red Logo
444 34 64

Havacılık Terimleri Sözlüğü

Yazı Boyutu
A

Türkçe Terim İngilizce Terim AÇIKLAMA
Dağıtım Trafo İstasyonları ---- Orta Gerilim seviyesindeki elektriği (6,3-10 kV), kullanıcıların kullandığı gerilim seviyesine 0,4 kV`a düşürür
dağıtım zamanı delivery time Kontrolör tarafından gönderilen mesajın uçuş ekibinin eline geçmesi için geçen süre.
dahili test ekipmanı built in test equipment Sürekli temel üzerinde izleme yapabilmek için doğru operasyonu sağlayan elektronik ekipmandaki içsel kontrol birimleri. Birçok kontrol, bir hata durumunda görsel alarm veren GO -NO GO testleridir.
danger area tehlikeli saha Belirli zamanlarda içerisinde uçuş emniyeti için tehlikeli faaliyetlerin olduğu sınırları belirli sahalara denir.
dangerous goods tehlikeli maddeler İnsan sağlığına, güvenliğine, malına ya da ortamına önemli risk arz edebilen ve MSHGP EK-20 tehlikeli maddeler listesinde gösterilen veya Ek’e göre tasnif edilen madde ya da malzemeler.
dangerous goods regulations tehlikeli madde kuralları Tehlikeli madde sınıfına giren maddelerin hava yoluyla taşınması ile ilgili olarak IATA DGR esas olmak üzere Tehlikeli Maddeler Taşıma Yönergesi`nin, 05 Genel Esaslar maddesinde belirtilen diğer kaynaklarda yer alan kurallardır. IATA DGR Kitabı, her yıl yenilenir. Ancak, ara dönemlerde yapılan değişiklikler çeşitli yollarla ilgililere ulaştırılır.
dansite oranı density ratio Yoğunluk oranı.
data veri Kavramlar, talimatlar ve bilgilerin, haberleşme ve açıklamalar için uygun formata getirilmiş hali.
data display system bilgi görüntüleme sistemi İşlenmiş verinin gösterimine olanak sağlayan elektronik ve/ veya elektromekanik sistem.
data link veri hattı Terminaller arasında veri iletişimine olanak sağlayan bağlantı.
data link communication veri hattı haberleşmesi Mesajların veri hattı vasıtasıyla gönderilip alındığı bir iletişim şeklidir.
data model veri modeli Veri tabanında, veri özelliklerini ve ilişkilerini içeren kavramsal yapı.
data quality veri kalitesi Bir verinin, kullanıcılar için doğruluk, bütünlük ve çözümsellik açısından belirlenen gereklilikleri karşılaması /sağlaması amacıyla belirlenen güvenlik derecesi /seviyesi.
datum başlangıç noktası Başka miktarların hesaplanmasına yönelik bir referans veya esas niteliğinde olabilecek herhangi bir miktar veya miktarlar seti.
day gün 00.01 UTC ile 24.00 UTC arasındaki süredir.
dayanıklılık durability Yapı malzemelerinin ve yapıların işlemlerini uzun yıllar boyu bozulmadan yerine getirmelerine denir.
de/anti icing aracı de/anti icing vehicle Buzlanmayı çözücü/önleyici kimyasal maddelerin uçaklara uygulanması için kullanılan özel donanımlı araç.
de/anti icing vehicle de/anti icing aracı Buzlanmayı çözücü/önleyici kimyasal maddelerin uçaklara uygulanması için kullanılan özel donanımlı araç.
dead reckoning konum tahmini Yön, hız ve zaman gibi verileri göz önüne alarak belirlenen bir konumdan ilerleyerek konum tahmini yapılması.
dead reckoning (dr) navigation tahmini seyrüsefer Yön, hız ve zaman gibi verileri göz önüne alarak belirlenen bir konumdan ilerleyerek konum tahmin ederek yapılan seyrüsefer.
decision altitude /height karar irtifası/yüksekliği Hassas yaklaşmada yerden görerek referans alarak inişin tamamlanamayıp pas geçme prosedürünün uygulanmaya başlanacağı belirlenmiş irtifa ve yükseklik değeridir.
decision making karar alma Bir aksiyonun muhtemel oluşumlarından birini seçerek yapılan aktif kavrama işlemi.
declared capacity ilan edilmiş kapasite Meteorolojik koşullar, kontrol sahası ya da ATC sektör yapısı, personel ve cihaz yeterliliği, sorumluk sahibi olduğu hava sahasında bir kontrolörün iş yükünü etkileyecek diğer faktörler de göz önüne alınarak, hava sahasının bir bölümü için belirli bir zaman dilimi içindeki uçak sayısı olarak dile getirilen bir ATC Sisteminin ya da onun bir alt sisteminin ya da normal operasyonlar süresince bir hava aracına sağlanan hizmet yeterliliği ölçüsü/ kabiliyeti.
declared distances ilan edilmiş mesafeler a) Mevcut Kalkış koşu mesafesi (TORA): Kalkış halindeki bir uçağın yerdeki koşusu için mevcut ve elverişli beyan edilen pist uzunluğu. b) Mevcut kalkış mesafesi (TODA): Kalkış koşusu için mevcut pist uzunluğu artı, varsa, aşma sahasının uzunluğu. c) Mevcut hızlanma – durma mesafesi (ASDA): Kalkış koşusu için mevcut pistin uzunluğu artı, varsa, durma uzantısının uzunluğu. d) Mevcut iniş mesafesi (LDA). İniş yapan bir uçağın yerdeki koşusu için mevcut ve elverişli beyan edilen pist uzunluğu.
declared distances - heliports beyan edilen mesafeler - heliportlar a) Mevcut kalkış mesafesi (TODAH). Son yaklaşma ve kalkış koşusu uzunluğu, artı kalkışı tamamlamaları için helikopterler için mevcut ve elverişli beyan edilen helikopter aşma sahasının (varsa) uzunluğu b) Reddedilmiş mevcut kalkış mesafesi (RTODAH). Reddedilmiş bir kalkışı tamamlamaları için performans sınıfı 1’de işletilen helikopterler için mevcut ve elverişli beyan edilen son yaklaşma ve kalkış alanının uzunluğu. c) Mevcut iniş mesafesi (LDAH). Son yaklaşma ve kalkış alanının uzunluğu, artı iniş manevrasını belirli bir yükseklikten tamamlayabilmeleri için helikopterler için mevcut ve elverişli beyan edilen herhangi bir ek alan.
degradasyon degradation Atmosferik, hidrolik, biyolojik ve diğer faaliyetler sonucunda kayaların, sarp kayalıkların, yeryüzü katmanlarının ve akarsu yataklarının aşınması ve ayrışması.
degradation degradasyon Atmosferik, hidrolik, biyolojik ve diğer faaliyetler sonucunda kayaların, sarp kayalıkların, yeryüzü katmanlarının ve akarsu yataklarının aşınması ve ayrışması.
değiştirme noktası change over point Bir hava yolunda seyir halindeki hava aracının arkasında kalan seyrüsefer yardımcı cihazının kapsama alanından çıkıp üzerine doğru uçtuğu seyrüsefer yardımcı cihazının kapsama alanına girdiğini gösteren, haritalarda işlenmiş noktalardır.
de-icing buzlanma çözme Uçakların yüzeylerinde oluşan buzun ve karın temizlenmesi işlemi.
de-icing/anti-icing pad buzlanma çözme/buz önleme alanı Buz giderici/buz önleyici işlemden geçmek üzere bir uçağın park etmesine yönelik düzenlenmiş bir iç alan ve iki veya daha fazla mobil buz giderci/ önleyici ekipmanın manevralarına yönelik düzenlenmiş bir dış alanı kapsayan bir alan.
delay gecikme Merkezi Akış Yönetim Birimi (CFMU) tarafından belirlenen kalkış zamanı ile operatörün talep ettiği ilk kalkış zamanı arasındaki fark.
delivery time dağıtım zamanı Kontrolör tarafından gönderilen mesajın uçuş ekibinin eline geçmesi için geçen süre.
Demiryolları Limanlar Havaalanları İnşaatı Genel Müdürlüğü General Directorate of Railways Ports and Airports Construction 3344 Sayılı Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve görevleri hakkındaki Kanunun 9. maddesi çerçevesinde Devletçe yaptırılacak demiryolları, limanlar, barınaklar ve bunlarla ilgili teçhizat ve tesislerin, kıyı koruma yapıları, kıyı yapı ve tesislerinin ve hava meydanlarının ve Bakanlar Kurulunca yapımının üstlenilmesine karar verilen şehir içi raylı ulaşım sistemleri, metrolar ve bunlarla ilgili tesislerin alakalı kuruluşlarla işbirliği yaparak plan ve programlarını hazırlamak, gerçekleştirilmesi için gerekli tedbirleri almak ve imkanları sağlamak, araştırma, etüt, istikşaf, proje, keşif, şartname ve inşaatları ile bakım ve onarımlarını yapmak veya yaptırmak, yapımı tamamlananları ilgili kuruluşlara devretmek, yapılmış olanların bakımı ve onarımlarının organizasyonu için esaslar hazırlamakla görevli Kuruluş.
denetim çalışma grubu - Hava alanlarında faaliyette bulunan Kurum/Kuruluş personelince MSHGP çerçevesinde sivil havacılık güvenliğinin uygulanıp uygulanmadığını denetleme, inceleme, test ve araştırma yapmak üzere, EADUK’un koordinesinde ve onaylamasıyla oluşturulan komisyon.
deniz mili nautical mile Havacılıkta kullanılan, 1852 m. uzunluğa eşit ölçüm birimidir.
density ratio dansite oranı Yoğunluk oranı.
departure clearance kalkış müsaadesi Kalkış sonrası izlenecek yolu ve tırmanılacak seviyeyi belirleyen talimatlar.
departure control kalkış kontrolü Kalkıştan sonra belli bir süre boyunca, kalkan IFR uçuşlara sağlanan hava trafik kontrol hizmeti.
departure control system(DCS) kalkış kontrol sistemi Uçuşların check-in işleminin (uçuş öncesi yolcu bilet işlemi), kapasite ve yük kontrolünün ve sevkinin bir otomasyonla (otomatik makinalarla) yapılması yöntemi.
departure slot kalkış slotu Uçağın kalkışını yapmasının zorunlu olduğu zaman.
departure time kalkış zamanı Uçağın pistten teker kestiği kalkış zamanı.
dependent parallel approaches bağımlı paralel yaklaşmalar Birbirine komşu, uzatılmış pist merkez hatları üzerinde uçan uçaklar arasında radar ayırma minimalarının nasıl olacağının tarif edildiği paralel veya paralele yakın aletli pistlere yapılan eş zamanlı yaklaşmalar.
deportee kabul edilmeyen kişiler Bir Ülkeye girişi yetkili merciler tarafından reddedilen kişiler. Söz konusu kişiler, geldikleri Ülkeye ya da kabul edilecekleri başka bir ülkeye geldikleri hava taşıyıcısı ile geri gönderilmek zorundadır.
derece eğitimi rating training Hava trafik kontrolörünün derece alabilmesi için verilen eğitim.
derecelendirme rating Hava Trafik Kontrolörüne kontrol ünitesinin bir veya birden fazla bölümünde çalışabilmesi için her yıl periyodik sınavlarla otorite tarafından verilen yeterlilik belgesi.
derz dolgusu joint sealant Derz kesme işleminden sonra sıra derz doldurma işlemine gelir. Derzler esnek bir malzeme ile doldurulmalıdır. Ancak; derzlerin kırılma ve çatlama riskinin azaltılması gerekiyorsa, bunların yan kenarlarını destekleyecek daha sert bir elastik malzeme ile doldurulması esastır.
descend below lowest usable flight level kullanılabilen en düşük uçuş seviyesinin altına alçalma Bir uçağın, bir hava sahasında belirlenmiş minimum uçuş seviyesinin altına alçalmasıdır.
descend speed adjustments alçalma hız ayarlamaları Meydan varış zamanını belirlemek amacıyla yapılan hız azaltma hesaplamaları.
designated RNAV route belirlenmiş RNAV rotası Bir VOR/DME seyrüsefer cihazı kapsamındaki geçerli düşük ve yüksek irtifa değerlerini temel alan saha seyrüsefer rotası.
designated RNAV route belirlenmiş RNAV rotası Bir VOR/DME seyrüsefer cihazı kapsamındaki geçerli düşük ve yüksek irtifa değerlerini temel alan saha seyrüsefer rotası.
desired track planlanan güzergah İki yol noktası arasında planlanan ya da istenilen güzergah.
destilasyon distillation Asfaltın damıtılması.
destination aerodrome gidiş meydanı Bir uçuş için belirtilmiş iniş meydanı.
destination alternate varış yedek meydanı İniş için önceden düşünülmüş havaalanına inişin mümkün olmadığı veya tavsiye edilmediği hallerde uçakların kullanabileceği havaalanı.
devam edin go ahead Bir sebepten dolayı konuşması durdurulan kontrolör/pilota, devam etmesi istendiğinde söylenen söz.
devamlı kırmızı ışık ----- Uçuştaki hava aracı için diğer hava aracına yol ver ve tur atmaya devam et, yerdeki hava aracı için ise dur anlamına gelir.
devamlı yeşil ışık - Uçuştaki hava aracı için iniş serbest, yerdeki hava aracı için kalkış serbest anlamına gelir.
deviation sapma Takip edilen yol güzergahından, meteorolojik koşullar ya da olağanüstü durumlar nedeniyle ayrılma.
devir modu circuit mode Tahsis edilen iletim yolunun kullanılmasına olanak veren haberleşme ağının konfigürasyonu.
devir modu kanalı circuit mode channel Havacılık Mobil Uydu Hizmetinde C kanalı ikili ses ya da bilgi haberleşmesi sağlamak için kullanılır. Çünkü verilen herhangi bir kanal, sadece bir yönde trafik geçirebilir. C kanalları biri üst hat diğeri alt hat olmak üzere çift olarak tahsis edilir.
devir zamanı release time Bir uçağın, diğer bir hava trafik kontrolörü ya da ünitenin kontrolüne devredileceği zaman.
devlet emniyet programı state safety programme Emniyetin geliştirilmesini hedefleyen entegre bir mevzuat ve faaliyetler grubu.
Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü State Airports Authority 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre kurulmuş, Türkiye`deki havaalanlarının işletilmesi ile hava seyrüsefer hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumlu bir Kamu İktisadi Kuruluşudur.
devlet uçağı state aircraft Devletin askeri, güvenlik ve gümrük hizmetlerinde kullandığı hava araçları.
devreden ünite transfering unit Bir hava aracına, uçuş güzergahı boyunca hava trafik kontrol hizmeti sağlayacak diğer bir üniteye, hava trafik kontrol hizmeti sağlama sorumluluğunu transfer eden hava trafik kontrol ünitesi.
dış hat uçuşlar international flights Zorunlu inişler dışında, ülke sınırları dışında bir veya daha fazla ülkeye yapılan seferler.
dış marker outer marker (OM) Pist sonundan 6-11 km uzaklığa yerleştirilen seyrüsefer yardımcı cihazı.
diabase diyabaz Klinopiroksen, ojit, olivin, magnetit ve ilmenit içeren, yeşil renkli ve aşınma dayanımı yüksek bir kayaç.
diagnosing teşhis etme Şartların değişmesiyle ya da yeni bilgilerin işlenmesiyle değişen trafik durumunun tanımlanması işlemi.
diferansiyel küresel konumlandırma sistemi differential global navigation satellite system Bir veya daha fazla bilinen noktadaki pozisyon hatalarının belirlenmesi ve pozisyon doğruluğu için bir başka sistemden alınan bilgilerin iletilmesini amaçlayan bir sistemdir.
diferansiyel küresel seyrüsefer uydu sistemi differential global navigation satellite system Bir veya daha fazla bilinen noktadaki pozisyon hatalarının belirlenmesi ve pozisyon doğruluğu için bir başka sistemden alınan bilgilerin iletilmesini amaçlayan bir sistemdir.
differential global navigation satellite system farklı küresel seyrüsefer uydu sistemi Bir veya daha fazla bilinen noktadaki pozisyon hatalarının belirlenmesi ve pozisyon doğruluğu için bir başka sistemden alınan bilgilerin iletilmesini amaçlayan bir sistemdir.
differential global positioning system farklı küresel konumlandırma sistemi Küresel pozisyonlama sisteminin çözüm doğruluğunu geliştirmek için kullanılan bir tekniktir.
dikey ayırma vertical separation Havaaraçları arasında değişik irtifa ya da uçuş seviyeleri tahsis edilmek suretiyle sağlanan ayırma. [ICAO] hava araçları arasında dikey mesafe birimleri ile ifade edilen ayırma.
dikey iniş / kalkış yapan hava aracı vertical take-off and landing aircraft Kalkış ve iniş için çok kısa pistleri veya küçük sahaları kullanarak dikey tırmanma ve/veya alçalma yapabilen hava aracı. Bu tür hava araçlarına helikopterler de dahil olmakla birlikte, söz konusu hava araçları sadece helikopterlerle sınırlı değildir.
dikey sapma vertical deviation Bir uçağın dikey profilde aşağı veya yukarı doğru yaptığı kaçınma hareketidir.
dinamik yük taşıma yüzeyi dynamic load-bearing surface Üzerine acil durum halinde bir konma gerçekleştiren bir helikopter tarafından oluşturulan yükleri taşıyabilecek bir yüzey.
dinlemede kalın stand by Pilot veya kontrolör tarafından çok kısa bir süre için dinlemede kalınmasını, beklenmesini ifade etmek için kullanılır. Eğer bu durumda cevap gecikirse tekrar aramak gereklidir. Bu terim bir onay veya reddetme anlamı içermez.
diorite diyorit Gri, koyu gri renkli, iri ve ince taneli minerallerden oluşan, andezin, biyotit, hornblend ve piroksin ile kuvars içeren iç püskürük magmatik kayaç.
direct access radar data doğrudan radar veri erişimi RDP sisteminin bir parçası olan MRT` lerde bir sorun olduğunda MCT den gelen radar plot bilgilerinin kontrolörlerin önündeki displaylere anında ve kesintisiz getirilmesini sağlayan bir bağlantı şeklidir.
direct controller pilot communication kontrolör pilot direkt haberleşmesi Hava trafik kontrol birimi ve pilot arasında sesli cevaplama içeren radyo haberleşme metodu.
direct flight direkt uçuş İki fix, nokta ya da seyrüsefer yardımcısı arasında rota uçuşu.
direct transit passengers direkt transit yolcular Vardıkları uçakla kısa bir aradan sonra aynı uçak ve aynı uçuş numarası ile seyahatlerine devam eden yolculardır. (Teknik problemlerden ötürü uçak değiştiren fakat aynı uçuş sayılı uçakla devam eden yolcular direkt transit yolcular olarak sayılır.)
direct transit passengers direkt transit yolcular Vardıkları uçakla kısa bir aradan sonra aynı uçak ve aynı uçuş numarası ile seyahatlerine devam eden yolculardır. (Teknik problemlerden ötürü uçak değiştiren fakat aynı uçuş sayılı uçakla devam eden yolcular direkt transit yolcular olarak sayılır.)
Directorate General of Civil Aviation Authority Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, kamu tüzel kişiliğine haiz, özel bütçeli, Ulaştırma Bakanlığına bağlı bir kuruluş olup, sivil havacılık sektöründe kural koyma, denetleme ve yaptırım uygulama görevini yürütmektedir.
direkt iniş straight-in landing Bir aletli yaklaşmayı tamamlamak için takip edilen son yaklaşma korsuyla 30 derecelik bir açı limiti içinde aynı hizadaki piste yapılan iniş .
direkt transit yolcular direct transit passengers Vardıkları uçakla kısa bir aradan sonra aynı uçak ve aynı uçuş numarası ile seyahatlerine devam eden yolculardır. (Teknik problemlerden ötürü uçak değiştiren fakat aynı uçuş sayılı uçakla devam eden yolcular direkt transit yolcular olarak sayılır.)
direkt uçuş direct flight İki fix, nokta ya da seyrüsefer yardımcısı arasında rota uçuşu
direkt yaklaşma straight- in approach Son yaklaşmanın, kaide dönüşü olmadan başladığı, direkt iniş minimumlarıyla tamamlanması gerekli olmayan bir aletli yaklaşmadır
dispenser akaryakıt hidrant aracı Apron üzerinde bulunan akaryakıt ikmal deposu ile irtibatı bulunan yakıt pit’i/valfi ile uçak arasında yakıt dolum işlemini gerçekleştiren ve üzerinde pompa, sayaç, mikro filtre, dolum hortumları gibi donanımları bulunan araç.
dispersivite dispersivity Gözenekli bir matrisin kendi içerisinden geçen bir izleyicinin yayılmasına neden olma özelliği.
dispersivity dispersivite Gözenekli bir matrisin kendi içerisinden geçen bir izleyicinin yayılmasına neden olma özelliği.
displaced threshold kaydırılmış eşik Bir pistin başlangıcında bulunmayan bir eşik.
distance measuring equipment mesafe ölçüm cihazı Uçakta ve yerde bulunan cihazlar yardımıyla, uçağın yerdeki istasyona olan uzaklığını mil cinsinden gösteren cihaz.
distillation destilasyon Asfaltın damıtılması.
distress phase tehlike hali Bir hava aracı ve içindekilerin, kesin ve yakın bir tehlikenin içinde veya acil yardım gerekliliği konusunda nedenlerin varolduğu durum.
diyabaz diabase Klinopiroksen, ojit, olivin, magnetit ve ilmenit içeren, yeşil renkli ve aşınma dayanımı yüksek bir kayaç.
diyorit diorite Gri, koyu gri renkli, iri ve ince taneli minerallerden oluşan, andezin, biyotit, hornblend ve piroksin ile kuvars içeren iç püskürük magmatik kayaç.
DME ayırması DME separation Havaaraçları arasında DME cihazından alınan mesafe bilgisine dayalı olarak yapılan ayırma.
DME separation DME ayırması Havaaraçları arasında DME cihazından alınan mesafe bilgisine dayalı olarak yapılan ayırma.
doğal dolgu zemin natural filling ground Zemin emniyet gerilmesi 0,1- 0,6 kg/cm² olan zeminler.
doğal kum natural sand Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert taneciklerdir.
doğal sıralama natural sequence Hava trafik kontrolörü planlamasında, uçakların bir pozisyon noktası üzerine tahmini geliş süreleri göz önüne alınarak yapılan uçuş sıralamasıdır.
doğal zemin natural ground Arazinin hafriyatının yapılmamış ve kotlanmamış, hali hazırdaki vaziyetidir, dokunulmamış ve bozulmamış zeminler.
doğrudan radar veri erişimi direct access radar data RDP sisteminin bir parçası olan MRT` lerde bir sorun olduğunda MCT den gelen radar plot bilgilerinin kontrolörlerin önündeki displaylere anında ve kesintisiz getirilmesini sağlayan bir bağlantı şeklidir.
doğrula(mak), teyit ettirmek verify Bir bilgiyi teyit ettirmek amacıyla istekte bulunmak. Örnek; “verify assigned altitude.” Tahsis edilen irtifayı doğrulayın.
doğruluk accuracy Öngörülen veya ölçülen değer ile gerçek değer arasındaki uygunluk derecesi.
dolgu zemin filling ground Suni olarak sıkıştırılmamış zeminler.
dolly dolly Traktörler ile çekilen, apronda konteyner ve palet taşımacılığında kullanılan, seviyesi fazla yüksek olmayan küçük tekerlekli taşıma aracı.
dolly dolly Traktörler ile çekilen, apronda konteyner ve palet taşımacılığında kullanılan, seviyesi fazla yüksek olmayan küçük tekerlekli taşıma aracı.
domestic flight(s) iç hat uçuş(lar) Zorunlu inişler dışında, ülke sınırları içindeki havaalanları arasında yapılan seferler.
don dayanımı frost resistance Bu deney; agreganın don ve çözülmelerde ufalanmaya karşı dayanıklılığının belirlenmesine ve değişen hava şartlarında agreganın göstereceği dayanımın tesbitine yöneliktir.
dosage Ayarlama, düzenleme. Ayarlama, düzenleme.
dosage dozaj Ayarlama, düzenleme.
dosyalanmış uçuş planı filed flight plan Pilot ya da onun yasal temsilcisi tarafından ATS ünitesinde doldurulan, sonradan yapılmış değişiklikleri içermeyen plana denir.
dozaj dosage Ayarlama, düzenleme.
döngüsel artıklık kontrolü (CRC) cyclic redundancy check(CRC) Veri kaybı veya değişikliğine karşı bir güvence seviyesi sağlayan verinin dijital olarak ifade edilmesine uygulanan matematiksel bir algoritma.
drain drenaj (yakıt ikmal) Tanka alınan yakıtta atmosferik olaylar nedeniyle oluşan serbest suyun sistemden alınması.
drenaj (yakıt ikmal) drain Tanka alınan yakıtta atmosferik olaylar nedeniyle oluşan serbest suyun sistemden alınması.
dry unit weight kuru birim ağırlık Zemin ya da kaya katı maddesinin ağırlığının zemim veya kaya kütlesinin toplam hacmine oranıdır.
dry-lease -- SHT 120.95’e göre; dry-lease, bir hava aracının, kiracının işletme ruhsatı altında işletildiği kira anlaşmasını ifade eder. Yani; bir uçağın mürettebatsız kiralanması olup, kiracının ticari kontrolü altında ve kiracının havayolu kodu ve trafik hakları kullanılarak işletilmesidir.
dry-lease ---- SHT 120.95’e göre; dry-lease, bir hava aracının, kiracının işletme ruhsatı altında işletildiği kira anlaşmasını ifade eder. Yani; bir uçağın mürettebatsız kiralanması olup, kiracının ticari kontrolü altında ve kiracının havayolu kodu ve trafik hakları kullanılarak işletilmesidir.
ductility düktilite Standart kalıpta bitümün çekilerek uzaması.
dummy joint yalancı derz Yalancı derz öngörülen noktalarda sonradan kesilen derzdir. Yalancı derz için gerekli derinlik ve genişlik; inşaat derzlerinde geçerli olan ölçülerle aynı şartlardadır.
duplicated secondary surveillance radar coverage ikili ikincil gözetim radar kapsamı Birbirinden bağımsız çalışan iki tane ikincil gözetim radar kaynağından alınan radar bilgilerinin kullanıldığı sistemdir.
durability dayanıklılık Yapı malzemelerinin ve yapıların işlemlerini uzun yıllar boyu bozulmadan yerine getirmelerine denir.
Durma Barları Stopbar Lights aksi yollarının piste giriş kısımlarında, taksi yolu kavşaklarında ve bekleme yerlerinde, uçağı bekletmek maksadıyla tesis edilen 3 metreyi geçmeyen aralıklarla, taksi yolu merkez hattına dik olarak yerleştirilmiş tek yönlü KIRMIZI renkli ışık sistemidir. Bu şıklar sürekli olarak yanık vaziyettedir. Kule tarafından uçağın geçmesi için söndürülür, geçince tekrar yakılırlar.
durma uzantısı stopway Vazgeçilen bir kalkış halinde uçağın durdurulabileceği uygun bir alan olarak hazırlanmış, mevcut kalkış pistinin sonunda ve yerde bulunan belirli bir dikdörtgen saha.
durum göstergesi attitude display indicator Uçakların uzunlamasına ve yanlamasına rotasyonunun uçuş cihazlarından takip edilebilmesini sağlayan gösterge.
düktilite ductility Standart kalıpta bitümün çekilerek uzaması.
düşük frekans low frequency 30 ve 300 kHz arasındaki frekans aralığı.
düşük görüş operasyonları low visibility operations Düşük görüş şartlarında hava trafik akışını ve emniyetini sağlayan operasyonların bütünüdür.
düşük nokta low point Hidrant boru hattının en düşük noktası.
dynamic load-bearing surface dinamik yük taşıma yüzeyi Üzerine acil durum halinde bir konma gerçekleştiren bir helikopter tarafından oluşturulan yükleri taşıyabilecek bir yüzey.
App img Plane img

DHMİ Mobil Uygulaması

DHMİ Mobil uygulamasını ÜCRETSİZ İndirin

  • HABERLER VE
    DUYURULAR
  • İHALE İLANLARI
  • PAT SAHA DURUMU
  • DHMİ TV
  • PROJELER
  • İLETİŞİM
  • ÇEK GÖNDER